Genel Bilgiler
- Anayasa Mahkemesi (Bundan sonra AYM) 2024/193 E., 2025/136 K. ve 17/06/2025 tarihli kararı ile, 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun m.1’in AY’ye aykırılığı nedeniyle iptaline karar vermiştir. Söz konusu karar oyçokluğu ile alınmıştır.
- Söz konusu karara giden olay AYM’nin önüne somut norm denetimi vasıtasıyla gelmiştir. Somut norm denetimi Kıymetli Madenler Borsası Aracı Kuruluşlarının Faaliyet Esasları ile Kıymetli Madenler Aracı Kurumlarının Kuruluşu Hakkında Yönetmelik’in 21. maddesinin (1) numaralı fıkrasının iptali için Danıştay önüne giden iptal davasından kaynaklanmaktadır.
- Danıştay dairesinin somut norm denetimine itirazda temel olarak ileri sürdüğü husus 1567 s. Kanun m.1’in izin iptaline ilişkin olarak bir yetkinin Cumhurbaşkanı’na verilmediğidir. Bu durumun da hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleriyle bağdaşmadığı ileri sürülmüştür.
- AYM, 1567 s. Kanun m.2 ve Ek m.5’in de iptaline 6216 s. Kanun m. 43 uyarınca karar vermiştir.
- İptal hükmünün Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
İPTAL KARARININ ETKİLEYECEĞİ BAZI ALANLAR VE SONUÇLARI
Genel Olarak
- 1567 s. Kanun’a dayalı olarak çıkarılan tespit edebildiğimiz 126 adet ikincil mevzuat bulunmaktadır. 1567 s. Kanun’un akıbetin bağlı olarak söz konusu ikincil mevzuat hükümlerinin idare hukuku bağlamında bir değerlendirmeye tabi tutularak uygulanıp uygulanmayacağının tespiti gerekmektedir. Uygulanmayacağına kani olunur ise bu kez de hangi hükümlerin uygulanacağının tespiti gerekmektedir.
- En önemli sayılabilecek mevzuat Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar’dır (Bundan sonra Karar olarak anılacaktır). Söz konusu Karar açıkça 1567 s. Kanun m.1’e dayandığını ifade etmektedir. Öyleyse hemen yukarıda bahsettiğimiz idare hukuku tartışmasının Karar hakkında cari olacağı açıktır. Ayrıca Karar’a istinaden 2008-32/34 Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ gibi birçok türevsel nitelikte düzenlemenin de anılan tartışmalarda göz önünde tutulması gerekmektedir. Yine tespit edebildiğimiz kadarıyla gümrük hukukundan sermaye piyasası hukukuna değin birçok alan iptal kararından etkilenecektir.
- İdare hukuku açısından birçok Danıştay içtihadı AYM’nin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ertelendiği durumda ikincil düzenlemelerin de dayanaksız kalacağı ve uygulanmayacağı yönündedir. Ancak Yargıtay ise kanun düzeyinde dahi iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar iptal edilen kanunun uygulanacağını belirtmektedir.
Türev Araçlar Açısından
- Daha evvel Karar’da 15/03/2025 tarihinde bazı değişiklikler yapılmıştı. Söz konusu değişiklik Sermaye Piyasası Kurulu’nun (Bundan sonra SPKrl olarak anılacaktır) III-37.1 s. ve III-39.1 s. Tebliğ’lerine uyumlaştırma çabası olarak görülmekteydi. AYM verdiği karar ile söz konusu uyumlaştırmanın önüne bir süreliğine geçmiş gibi görünmektedir.
- 1567 s. Kanun m.1’in iptalinden önce de tartışılabilecek bir husus olarak türev araçların durumunun tespiti de gerekmektedir.
- 1567 s. Kanun görece eski tarihli olduğundan dolayı türev araçlara ilişkin bir tanım ve düzenleme içermemekteydi. Her ne kadar 1567 s. Kanun m.1’de yer alan “bunlardan mamul veya bunları muhtevi her nevi eşya ve kıymetlerin alım satımı,” ifadesi geniş bir çerçeveyi ifade etmekte ise de lafzi olarak salt kıymetlerin alım-satımı ifadesi türev araçları ifade etmek açısından yetersizdir. Zira opsiyon sözleşmelerinde alınıp satılan şey opsiyon hakkıdır ya da swap sözleşmelerinde değiştirilen şey salt 1567 s. Kanun m.1’de sayılan hususlardan müteşekkil olmayıp çok çeşitlidir.
- Yine 1567 s. Kanun m.1’de “kıymetli madenlerin rafinajı ile tüm bu eşya ve kıymetlerin, ticari senetlerin ve tediyeyi temine yarayan her türlü vasıta ve vesikaların” ifadesi de türev araçları kanaatimce kapsamamaktadır. Zira vasıta kelimesi her ne kadar araç olarak düşünmeye müsait ise de türev araçları tam anlamıyla karşılamamaktadır.
- Buradan varılması gereken ilk sonuç türev araçlar 1567 s. Kanun’da düzenlenmemiştir. İfade ettiğimiz husus AYM kararı öncesi için de geçerlidir. Zira 1567 s. Kanun’da açıkça türev araçların yapılacak düzenlemeler kapsamında olduğuna dair bir ifade geçmemektedir. Bu nedenle iptal kararından önceki durumu tespit etmek gerekmektedir.
- 32 sayılı Karar m. 1/f.2’de açıkça 1567 s. Kanun’a dayandığını ifade etmiştir. Ancak 32 sayılı Karar’da türev araçlara ilişkin çok sayıda düzenleme mevcuttur. Özellikle 32 sayılı Karar m. 6 ve 15 bu bağlamdadır. Daha evvel anılan düzenlemelerin türev araçlara ilişkin olduğu hususları farklı mecralarda değerlendirmiştim(https://shorturl.at/3yMyg).
- Gelinen aşamada 32 sayılı Karar’a istinaden çıkarılan 2008-32/34 Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’e de bakılması gerekir. Söz konusu Tebliğ m.2’de anılan Tebliğ’in 32 Sayılı Karar’a istinaden hazırlandığı belirtilmiştir. Türevsel düzenleyici işlem olarak söz konusu Tebliğ’in de 32 sayılı Karar ile aynı akıbete maruz kalacağını düşünmekteyim.
- 1567 s. Kanun, 32 sayılı Karar ve ona istinaden çıkarılan Tebliğ hükümlerinin akıbetinin tespiti idare hukuku meselesidir. Ancak oldukça ciddi bir karışıklığın hem idari uygulama safhasında hem yargı uygulamasında ortaya çıkacağı beklenebilir.
- Lakin 6362 s. Kanun m.2/f.2’de önce Kanun’un sonra Kanun’a dayalı çıkarılan Tebliğlerin uygulanacağı öngörülmüştür. Bu düzenlemelerde hüküm bulunmayan ve diğer kanunlarda 6362 s. Kanun’un uygulanmayacağını belirtilen hallerde genel hükümler uygulanacaktır. Öyleyse 1567 s. Kanun, 32 sayılı Karar ve Karar’a dayanılarak çıkarılan Tebliğ’in niteliğini belirlemek gereklidir. Anılan mevzuat hükümlerinin sermaye piyasası hukukuna değdiği alanlarda SPKn m.2/f.2 uyarınca hüküm bulunmayan ve SPKn’nin (ikincil mevzuat dahil) uygulanmayacağını bir ifade söz konusu ise SPKn ve ikincil mevzuat hükümleri uygulanmaz. Ancak 1567 s. Kanun, 32 sayılı Karar ve Karar’a dayanılarak çıkarılan Tebliğ’de bu yönde bir düzenleme bulunmamaktadır. Öyleyse anılan mevzuat hükümlerinin genel hüküm olduğu söylenemez. Bunlar özel hükümlerdir. Genel hüküm-özel hüküm ilişkisi uyarınca bir sonuca varılması gereklidir.
- AYM’nin iptal kararı sonrası ise 1567 s. Kanun’a dayanılarak çıkarılan türevsel düzenleyici işlemlerin tamamı dayanaksız kalmıştır. Bu hükümlerin uygulanmaması gerekmektedir. Bu hükümler yerine SPKrl Tebliğleri, SPKn hükümleri uygulanmalıdır. SPKn ve ikincil mevzuatta bir hüküm bulunmuyorsa bu durumda genel hükümlerin uygulanması gerekecektir.
- Türev araçlar açısından da hemen yukarıda işaret ettiğimiz sonuca varmaktayız. Zira türev araçlar SPKn ve ikincil mevzuat çerçevesinde düzenlenmektedir; meğer ki BİST’in çıkardığı bir düzenleme söz konusu olsun. Bu bağlamda III-37.1 s. Tebliğ, III-39.1 s. Tebliğ ve VII-128.4 s. Tebliğ hükümleri ilk başta uygulanacak hükümlerdir.
AYM’nin 1567 Sayılı Kanun Hakkında İptal Kararı Özeti
1. Kararın Genel Çerçevesi
- İptal Kararı: Anayasa Mahkemesi (AYM), 17/06/2025 tarihli kararı ile 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un 1. maddesinin iptaline karar vermiştir.
- Ek İptaller: AYM ayrıca, 1567 sayılı Kanun’un 2. maddesini ve Ek 5. maddesini de 6216 sayılı Kanun uyarınca iptal etmiştir.
- Gerekçe ve Süreç: Karar oyçokluğu ile alınmış olup, temel itiraz konusu Kanun m. 1’in Cumhurbaşkanı’na verdiği yetkinin sınırlarının belirsizliği ve hukuki öngörülebilirlik ilkeleridir.
- Yürürlük Tarihi: İptal hükmünün, Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
2. İkincil Mevzuat ve Uygulama Sorunları
- Mevzuat Sayısı: 1567 sayılı Kanun’un akıbetine bağlı olarak, bu kanuna dayalı çıkarılan yaklaşık 126 adet ikincil mevzuatın durumu tartışmalı hale gelmiştir.
- 32 Sayılı Karar: Bu mevzuatların en önemlisi olan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar, açıkça iptal edilen m. 1’e dayanmaktadır.
- Yargıdaki Farklı Görüşler: Danıştay içtihatları, yürürlük ertelenmiş olsa bile dayanaksız kalan ikincil düzenlemelerin uygulanmayacağı yönündedir. Yargıtay ise iptal kararı yürürlüğe girene kadar kanunun dahi uygulanacağını belirtmektedir.
3. Türev Araçlar Üzerindeki Etkisi
- Kanuni Tanım Eksikliği: 1567 sayılı Kanun eski tarihli olduğu için türev araçlara ilişkin açık bir tanım içermemektedir. Kanundaki “kıymetlerin alım-satımı” veya “vasıta” ifadeleri türev araçları tam olarak kapsamamaktadır.
- Düzenleme Boşluğu: Türev araçlar 32 sayılı Karar ve ilgili Tebliğlerde düzenlenmiş olsa da bu düzenlemeler Kanun m. 1’in iptaliyle dayanaksız kalmıştır.
- Uygulanacak Hükümler: İptal süreciyle birlikte, türev araçlar hakkında öncelikle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) ve SPK’nın III-37.1, III-39.1 ve VII-128.4 sayılı Tebliğleri uygulanmalıdır.

